Prof. Dr. Işıl Var, etli çiğköftenin insan sağlığına etkisini incelediği çalışmasında, salmonella ve kötü hijyen koşullarından kaynaklanan bağırsak kökenli bakteriler saptadıklarını açıkladı.
Şanlıurfa’nın tarihi lezzeti olan etli çiğköfte ile ilgili bilimsel bir çalışma gerçekleştirildi. Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Işıl Var, laboratuvar ortamında Şanlıurfa’lıların severek tükettiği çiğköftenin mikrobiyolojik açıdan insan sağlığı üzerindeki etkisini inceledi.
BİR ÇOK YERDEN ÇİĞKÖFTE ÖRNEĞİ GETİRİLDİ
Çalışma kapsamında marketlerden, zincir bayilerden ve restoranlardan alınan çiğköftelerin yanı sıra öğrenciler, evlerde aile bireylerinin yaptığı örnekleri de laboratuvara getirdi. Ayrıca Prof. Dr. Işıl Var ile öğrenciler laboratuvar koşullarında tüm malzemeleri steril hale getirerek çiğköfte yaptı.
ETLİ ÇİĞKÖFTELERİN TAMAMINDA SALMONELLA’YA RASTLANILDI
Tüm bu örnekler incelendiğinde, etli olan çiğ köftelerin tamamına yakınında Salmonella bakterisine rastlanırken, etli ve etsiz diğer örneklerde ise kötü hijyen koşullarından kaynaklanan ‘E.coli’ ve ‘E.coli O157:H7’ adı verilen bağırsak kökenli bakteriler görüldü. Çalışmada ürünlerin mikrobiyolojik açıdan kirli olduğu ortaya kondu.
“MÜMKÜNSE ETSİZ TÜKETİN”
Prof. Dr. Işıl Var, “Çiğköftelerde görülen bu sorunun temel nedeni bu ürünlerin hijyenik olmayan koşullarda el ile hazırlanması ve sonrasında da ısıl işlem görmemesidir. Eğer gıdadan kaynaklanan bir riskten korunmak istiyorsanız; bu ürünü evde dahi hazırlayacak olsak temiz ortam, kişisel hijyen, temiz eller, temiz su, sebze ve yeşilliklerin iyi yıkanması, etin kaliteli olması ve mümkünse şu an çiğ köfteye hiç et konmaması ama içine konulan her şeyin çok iyi temizlenmiş, yıkanmış olarak hazırlanması, steril eldivenlerle yoğurma işleminin yapılması gerekiyor. İşletmelerde üretilen ürünler açısından da koşullar aynı olup mümkünse bu tür yerlerin denetlemelerinin artırılmasını önerebilirim” diye konuştu.
















