Şanlıurfa Barosu Av. Kazım Ekinci İnsan Hakları Merkezi, son dönemde Urfa ve ülke genelinde art arda yaşanan kazalar, trafik olayları, toplu taşıma ve kamu hizmeti sırasında meydana gelen göçük, yangın ve patlama vakalarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Baro, yaşanan olaylarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini veya yaralandığını hatırlatarak, denetim eksikliklerinin ciddi risk doğurduğunu vurguladı.
“DEVLETİN YAŞAM HAKKINI KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR”
Açıklamada, yaşam hakkının Anayasa’nın 17. maddesi ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığı belirtilerek devletin sadece doğrudan müdahalelerden kaçınmakla değil, aynı zamanda bireylerin yaşamını tehdit eden riskleri önlemek için gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlü olduğuna dikkat çekildi.
Baro, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına göre devletin, bilinen ya da öngörülebilir risklere karşı önlem almamasının yaşam hakkına ilişkin pozitif yükümlülüklerin ihlali niteliği taşıdığını ifade etti.
“HER İHMAL BİR AİLEYİ YIKAN ACIYA DÖNÜŞÜYOR”
Urfa Barosu İnsan Hakları Merkezi, denetim eksikliğinin ölüm ve yaralanmaların en önemli nedenleri arasında yer aldığını belirterek, “Her bir ihmal geri dönülmez kayıplara, hayatların parçalanmasına ve ailelerin yıkılmasına neden oluyor” dedi.
BARODAN KAMU KURUMLARINA ÇAĞRI
Açıklamada kamu kurumlarına yönelik şu talepler sıralandı:
- Denetim mekanizmalarının etkin şekilde güçlendirilmesi,
- Sorumlular hakkında hızlı, şeffaf ve etkili soruşturma yürütülmesi,
- İş sağlığı ve güvenliği standartlarının tereddütsüz uygulanması,
- Kamu kurumlarının gözetim ve denetim görevlerini eksiksiz yerine getirmesi,
- Devletin yaşam hakkına ilişkin yükümlülüklerini etkin biçimde yerine getirmesi.
Urfa Barosu ayrıca, benzer olayların yeniden yaşanmaması için gerekli adımların ivedilikle atılmasını, kamu güvenliğinin sağlanmasını ve ihmali bulunan tüm kişi ve kurumlar hakkında sürecin sonuna kadar takipçi olunacağını duyurdu.
















