Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen yaklaşık 12 saat süren zorlu ameliyatla, görme sinirine baskı yapan tümör başarıyla çıkarıldı. Sol gözünde neredeyse tamamen görme kaybı yaşayan 26 yaşındaki kadın hasta, başarılı operasyonun ardından tedavi altına alındı.
Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’ne sol gözünde ileri derecede görme kaybı şikâyetiyle başvuran 26 yaşındaki kadın hastanın yapılan tetkiklerinde, kafa tabanından göz çukurunun derin bölümüne kadar uzanan ve görme sinirine ciddi baskı yapan sfeno-orbital menenjiom tespit edildi.
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Oğuz Akçakülü, iyi huylu olmasına rağmen bulunduğu bölge nedeniyle ciddi nörolojik sorunlara ve kalıcı görme kaybına yol açabilen tümör nedeniyle hastanın görme fonksiyonlarının önemli ölçüde etkilendiğini belirtti.
12 SAAT SÜREN KRİTİK OPERASYON
Hastanın multidisipliner konseyde değerlendirilmesinin ardından ameliyat kararı alındığını belirten Op. Dr. Akçakülü, yaklaşık 12 saat süren operasyonun ileri düzey cerrahi planlama ve yüksek teknik deneyim gerektirdiğini ifade etti.
Akçakülü, “Bu ameliyatlarda amacımız yalnızca tümörü çıkarmak değil, aynı zamanda hastanın görmesini sağlayan optik siniri, beyin damarlarını ve diğer hayati anatomik yapıları koruyarak en iyi fonksiyonel sonucu elde etmektir.” dedi.
Gerçekleştirilen operasyonla kafa tabanında ve göz çukuruna uzanan tümör dokusunun mümkün olan en güvenli şekilde çıkarıldığı, hastanın ameliyat sonrası tedavi ve takip sürecinin planlandığı şekilde devam ettiği bildirildi.
ERKEN TANI HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Sfeno-orbital menenjiomların nadir görülen tümörler arasında yer aldığını belirten Op. Dr. Oğuz Akçakülü, özellikle tek gözde görme azalması, görme alanı kaybı, gözde öne doğru belirginleşme ve çift görme gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu tür şikâyetleri bulunan vatandaşların vakit kaybetmeden beyin ve sinir cerrahisi ile göz hastalıkları uzmanlarına başvurmalarının büyük önem taşıdığını ifade eden Akçakülü, erken tanı ve zamanında gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin hastalığın kontrol altına alınması ve mevcut görme fonksiyonunun korunmasında kritik rol oynadığını kaydetti.
















