Şanlıurfa Barosu, PKK’nın Süleymaniye’de gerçekleştirdiği silah bırakma töreni sonrası başlayan yeni barış sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Baro Başkanı Av. Abdullah Öncel ve yönetim kurulu üyeleri tarafından düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında, hem törende yapılan gözlemler hem de sürecin hukuki boyutları kamuoyuyla paylaşıldı.
Toplantıya sivil toplumdan yoğun katılım
Toplantıya, Baro Başkanı Av. Abdullah Öncel, Baro Başkan Yardımcısı Av. Fırat Melik, Av. Baver Gül ile birlikte, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) adına Meral Halat ve eş başkan Yasin Aktaş, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şanlıurfa Şubesi Eş Başkanı Baver Gül de katıldı. Katılımcılar barış sürecine ilişkin görüşlerini paylaşarak, sürecin toplumsal karşılığını vurguladı.
“Toplumsal barış için umut verici bir dönem başladı”
Baro Başkanı Av. Abdullah Öncel, geçtiğimiz günlerde Süleymaniye’nin Cesene Mağarası’nda düzenlenen ilk sembolik silah bırakma törenine bizzat katıldığını belirterek, burada edindiği izlenimleri aktardı. Türk ve Kürt halklarının tarih boyunca birlikte yaşadığını vurgulayan Öncel, son yüzyıldaki ayrışmaların büyük acılara yol açtığını ifade etti.
“40 yılı aşkın süredir devam eden şiddet ortamı ciddi kayıplar doğurdu, ancak halklar birlikte yaşama iradesinden hiç vazgeçmedi” diyen Öncel, sürecin siyaset üstü bir sorumluluk anlayışıyla yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Barış süreci siyaset üstü sorumlulukla ele alınmalı”
Baro yönetimi, Abdullah Öcalan’ın çağrısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürece sahip çıkması ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önerisinin ardından gelişen süreci memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Açıklamada, doğrudan taraflar arasında başlatılan sürecin halkta karşılık bulduğuna dikkat çekilirken, siyasi partilerin de yapıcı bir tutum sergilemesi gerektiği vurgulandı.
Şanlıurfa Barosu’ndan 17 maddelik yol haritası
Toplantıda Baro tarafından hazırlanan 17 maddelik öneri listesi de kamuoyuna sunuldu. Öne çıkan bazı başlıklar şunlar oldu:
- TBMM’nin kurucu rolü: Barış sürecinin meclis çatısı altında kurumsallaşması.
- Temel hak ve özgürlükler: Düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün teminat altına alınması.
- Eşit yurttaşlık: Her bireyin hukuk önünde eşit olması.
- Siyaset yapma hakkı: Seçilenlerin iradesine müdahale edilmemesi.
- Cezaevleri reformu: Hasta mahkumların haklarının korunması.
- Kayyım uygulamasının kaldırılması.
- AİHM ve AYM kararlarına uyulması.
- Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi.
- Toplantı ve gösteri hakkının güvence altına alınması.
- Silahlı yapıdan çıkışın hukuki zemini.
- Hakikat ve yüzleşme komisyonu kurulması.
- Ortak hafıza inşası.
- Yerel yönetim reformu.
- Dil ve kültürel hakların anayasal güvence altına alınması.
- İnsan odaklı güvenlik politikaları.
- Bölgesel kalkınma ve ekonomik eşitlik.
- Yeni ve demokratik anayasa süreci.
“Bu tarihî fırsat kaçırılmamalı”
Açıklamanın sonunda Baro Başkanı Abdullah Öncel, sürecin barışa ve toplumsal huzura dönüşmesi için tüm tarafları sorumlu davranmaya çağırdı. “Bu tarihî fırsat bir daha gelmeyebilir” diyen Öncel, milyonlarca insanın umutla süreci izlediğini ve güçlü bir hukuk devleti inşa etmek için bu adımların kaçırılmaması gerektiğini vurguladı.
















