Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, kentte ve çevre bölgelerde hissedilirken, deprem uzmanlarının değerlendirmeleri de gündeme geldi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Prof. Dr. Osman Bektaş, Şanlıurfa depremi üzerinden Türkiye’nin deprem gerçeğine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Bektaş, Türkiye’de deprem tehlikesinin yalnızca Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ve Doğu Anadolu Fayı (DAF) gibi ana fay kuşaklarından ibaret olmadığını vurguladı.
“URFA DEPREMİ TÜRKİYE’NİN DEPREM GERÇEĞİNİ HATIRLATTI”
Prof. Dr. Osman Bektaş, açıklamasında Türkiye’nin deprem tehlikesinin yalnızca büyük fay kuşakları üzerinde yaşayanları ilgilendiren bir konu olmadığını ifade etti.
1996 Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası ile 2018 yılında yürürlüğe giren yeni deprem tehlike haritası arasındaki farka dikkat çeken Bektaş, eski haritada Türkiye’nin geniş deprem bölgelerine ayrıldığını, yeni haritada ise “deprem bölgesi” kavramının kaldırılarak yer ivmesinin esas alındığını belirtti.
Bektaş, bu değişimin özellikle Türkiye’nin farklı bölgelerindeki deprem tehlikesinin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığına dikkat çekti.
TRABZON VE RİZE VURGUSU
Prof. Dr. Bektaş, açıklamasında Trabzon ve Rize’ye de dikkat çekerek, 2018 yılında yürürlüğe giren yeni haritayla birlikte bu illerdeki deprem tehlikesinin eskiye göre 2-3 kat arttığını ifade etti.
Bu değerlendirme üzerinden Türkiye’de deprem riskinin yalnızca KAF ve DAF gibi bilinen ana fay kuşaklarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini vurgulayan Bektaş, Şanlıurfa’da meydana gelen depremin de bu gerçeği yeniden gündeme getirdiğini belirtti.
“LEVHA İÇİNDEKİ FAYLAR DA AKTİF OLABİLİR”
Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depreme ilişkin değerlendirmesinde Bektaş, depremin ana levha sınırından uzakta gelişen bir levha içi deprem niteliğinde değerlendirilebileceğini ifade etti.
Bektaş, levha içerisindeki fayların da aktif olabileceğini ve yıkıcı depremler üretebileceğini belirterek, deprem tehlikesinin yalnızca büyük faylarla sınırlı görülmemesi gerektiğine dikkat çekti.
“TÜRKİYE’NİN TAMAMI DEPREM TEHLİKESİ TAŞIYOR”
Prof. Dr. Osman Bektaş’ın açıklamasındaki en önemli vurgulardan biri de Türkiye’nin genelindeki deprem tehlikesine ilişkin oldu.
Bektaş, Şanlıurfa depremiyle birlikte Türkiye’nin deprem gerçeğinin bir kez daha hatırlandığını belirterek, deprem tehlikesinin yalnızca büyük fayların üzerinde yaşayan insanların sorunu olmadığını ifade etti.
“PANİK DEĞİL; DEPREM BİLİNCİ, SAĞLAM YAPI VE HAZIRLIK”
Deprem sonrasında vatandaşlara da mesaj veren Bektaş, paniğe kapılmak yerine deprem bilincinin artırılması, sağlam yapıların oluşturulması ve gerekli hazırlıkların yapılması gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Osman Bektaş açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Panik değil; deprem bilinci, sağlam yapı ve hazırlık en doğru yaklaşımımız olmalıdır.”
Şanlıurfa’da meydana gelen deprem, yalnızca kentte değil, Türkiye genelinde deprem tehlikesinin yeniden tartışılmasına neden olurken, uzmanların açıklamaları da yapı güvenliği ve afet hazırlığının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
















