2019 yılında temeli atılan İstanbul’daki Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da katıldığı törenle açıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Yeşilköy’de inşa edilen Mor Efrem Süryani Kadim Ortodoks Kilisesi açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
2019 yılında temeli atılan kilisenin açılışında bulunmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kilise’nin, Süryani Cemaati’ne hayırlı-uğurlu olmasını diliyor; hoşgörü ve barışın timsali olan İstanbul’umuza kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyorum” dedi.
“TÜRKİYE, FARKLI İNANÇ MENSUPLARINI ASIRLAR BOYUNCA BARIŞ İÇİNDE YAŞATMIŞ ÖRNEK BİR BİRİKİME SAHİPTİR”
Türkiye’nin farklı kültürleri ve inanç mensuplarını asırlar boyunca barış içinde yaşatmış örnek bir birikime sahip olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı yaratılmışların en şereflisi gören inancımız, bizlere her zaman adil olmayı ve hakkaniyetle davranmayı emrediyor. Aynı şekilde bizim medeniyetimizde mazlumun da zalimin de kimliğine bakılmaz. Adı, inancı, mensubiyeti ne olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmak, bizim görevimizdir” şeklinde konuştu.
Konuşmasında Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Orta Doğu tarihini bilenler şu gerçeği çok net bir şekilde görebiliyor. Bugün bölgemizdeki sorunların tamamının kökeninde, Filistin meselesi bulunuyor. Bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmedikçe, bölgemiz barışa hasret yaşamaya devam edecektir. Orta Doğu’ya kalıcı barışın gelebilmesi ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkündür.”
“BAŞKENTİ KUDÜS OLAN BİR FİLİSTİN DEVLETİ’NİN HAYATA GEÇİRİLMESİ, ARTIK ERTELENEMEZ BİR İHTİYAÇTIR”
Bu noktada, iki devletli çözüm perspektifinin muhafazasının son derece önemli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi, artık ertelenemez bir ihtiyaçtır. Ancak, Kudüs’ü, zaman ve mekân olarak bölme gayretleri ile Harem-i Şerif’e yönelik tacizlerin sayısı her geçen gün artıyor. Türkiye olarak, bu konudaki tepkimizi ve itirazımızı her fırsatta dile getirdik. Tüm dünyanın sustuğu dönemlerde biz hakkı, hakikati ve ‘acı da olsa doğruyu’ söylemekten hiçbir zaman çekinmedik” ifadelerini kullandı.
“Filistinli kardeşlerimizle daima dayanışma içinde olurken; bölgede gerilimi tırmandıracak, daha fazla kan akmasına yol açacak, sorunları daha da derinleştirecek her türlü adımdan imtina edilmesi gerektiğini vurguladık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan devamında şunları söyledi: “Gazze halkının, abluka sebebiyle çektikleri sıkıntıların hafifletilmesi için de ilgili kurumlarımız aracılığıyla her türlü gayreti gösterdik. Bugün de ‘adil bir barışın kaybedeni olmaz’ düsturuyla hareket ediyoruz. Muhataplarımızla temaslarımızda en fazla üzerinde durduğumuz husus; Filistin meselesinin uluslararası hukuka göre çözülerek, bölgenin huzura, kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasıdır. Adaleti tesis etmede geç kalındıkça, maalesef, bunun faturasını Filistinliler ve İsraillilerle birlikte tüm bölgemiz ödemektedir. Özelikle masum çocukların, daha kundaktaki bebeklerin ölümü ve acı çekmesi hepimizin yüreğini yaralıyor.”
Ateşe körükle gitmenin, başta her iki taraftaki siviller olmak üzere hiç kimseye bir faydası olmayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye; çatışmaların bir an önce durması, son hadiselerle birlikte iyice tırmanan gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yapmaya hazırdır. Sükûnetin tekrar tesis edilmesi için başlattığımız diplomatik çabaları yoğunlaştırarak devam ettirmekte kararlıyız. Bölgede söz sahibi tüm aktörleri de barışa samimiyetle katkı vermeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.















