İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
featured
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. ALİ BABACAN ŞANLIURFA’DA KONUŞTU “BİR GECEDE YOKSULLAŞAN ÜLKE OLDUK”

ALİ BABACAN ŞANLIURFA’DA KONUŞTU “BİR GECEDE YOKSULLAŞAN ÜLKE OLDUK”

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Eyyübiye 1. Olağan Kongresinin ardından açılışını yaptığı bir kafede gazetecilerle bir araya gelerek sorularını yanıtladı.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Eyyübiye Kongresine katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere bugün Şanlıurfa’ya geldi. 

Şanlıurfa’da partisinin Eyyübiye ilçe kongresinde konuşan Ali Babacan, AK Parti iktidarının ilk yıllarında ortak aklın işletildiğini vurguluyordu, o dönemde demokratikleşme yönünde atılan adımlara sahip çıktı. O yılları günümüzle karşılaştıran Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Ortak aklın çalıştırıldığı dönemde ilmek ilmek ördüğümüz demokratikleşme hikayesinin böyle sona ermesine izin vermeyeceğiz. Bu ülke çok büyük başarılara imza attı. Biz o başarıların yerle bir olmasına izin vermeyeceğiz. Sayın Erdoğan hiç kusura bakmasın, demokratik kazanımların eski günlere dönmesine izin vermeyeceğiz. Her fırsatta, ben ve arkadaşlarımın yönetimde olduğu dönemin başarılarıyla övünüyor. Şimdiki iktidarın yaptıklarıyla, o günlerde yapılanlar arasında dağlar kadar fark var. Herkes kendi muhasebesini yapsın. Bizim alnımız açık, başımız dik.

‘DEMOKRATİK GERİLEME DÖNEMİNİ SONA ERDİRECEĞİZ’

Biz bu demokratik gerileme dönemini sona erdireceğiz. Demokratikleşme hikayesine kaldığımız yerden, daha da güçlü şekilde devam edeceğiz. Ülkemizin itibarını yeniden yükselteceğiz. Türkiye’yi barışın, özgürlüklerin ve zenginliğin memleketi yapacağız.

Türkiye; İstanbul Sözleşmesi’ni hazırlayan, kadın haklarının güçlendirilmesi hususunda uluslararası çapta öncü adımlar atan, demokratikleşmeyi önceliklendiren bir ülkeydi. 2013 yılında 12 bin 500 dolarlık millî gelire ulaştık. Ben ve arkadaşlarım; her zaman kural bazlı bir yönetim anlayışını savunduk. Kurumları güçlendirdik. Ehliyet ve liyakat dedik. Ülkemizin güven ve itibarını artırdık. Refah seviyesini yükselttik. O günlerde elde edilen olağanüstü başarılara katkı vermiş olmak, benim için hep bir onur kaynağı olacaktır.

‘ARKADAŞLARIMIZLA BERABER TARİHÎ DÖNÜŞÜM SÜRECİNİN BAŞINDAYDIK’

Hükûmetteki ilk görevim ekonomiyi yoluna sokmaktı. Arkasından Avrupa Birliği Başmüzakerecisi oldum. Arkadaşlarımızla birlikte çok büyük emek verdik. Ülkenin tarihî dönüşüm sürecinin arkadaşlarımızla beraber başında olduk. Dışişleri Bakanlığı yaptım. İtibarlı bir ülkenin Dışişleri Bakanı olmanın onurunu yaşadım. AK Parti iktidarının ilk yılları, istişare mekanizmalarının işletildiği ve kararların ortak akla dayanarak alındığı yıllardı. Özellikle, Avrupa Birliği istikametinde attığımız adımlar, ülkemizin insan hakları ve demokratikleşme tarihine altın harflerle yazıldı.

‘BİR GECEDE YOKSULLAŞAN BİR ÜLKE OLDUK’

AK Parti şu anda iktidarın büyük ortağı ama maalesef ortak akıl ortadan kayboldu. İstişare sıfırlandı. Ortak aklın yerini, tek bir kişinin keyfi yönetimi devraldı. Olağanüstü hâl sürerken yapılan bir referandumla, tüm yetki tek kişinin eline teslim edildi. Gece yarısı kararlarıyla yönetilen bir ülke haline geldik. Merkez Bankası başkanları mevsimlik işçiye döndü. Bir gecede yoksullaşan, bir başka gecede yine yoksullaşan ülke olduk.

Tabii ülkede bu kadar sıkıntı, sorun, kriz var. Düğün böyle olunca, kamber eksik olur mu? O da yerini aldı. Krizlerin ortağı Bahçeli, yine her zamanki gibi şu andaki krizin de ortağı. Ne zaman iktidar ortağı olsa, kriz oluyor.

‘KEYFİ YÖNETİM ÖNCE HUKUKU ÇİĞNEDİ, ÖNCE HUKUKU AYAĞA KALDIRACAĞIZ’

Keyfî yönetim anlayışı önce hukuku çiğnedi. O yüzden biz önce hukuku ayağa kaldıracağız. Kötü yönetim halkımızı yoksullaştırdı. Biz, yeniden zenginleştireceğiz. Keyfî yönetim anlayışı Kürt meselesini diriltti. Biz bu meseleyi çözeceğiz. Keyfî yönetim ranta, kayırmacılığa, inşaat ve betona dayalı kendi zenginini oluşturmayı hedefleyen bir büyüme modeli dayattı. Biz, yatırıma, üretime, sanayiye dayalı; hakkaniyeti esas alan, topyekûn zenginleşmeyi hedefleyen kapsayıcı bir modele geçeceğiz. Keyfî yönetim, Merkez Bankası’nı talimatla çalışan bir kurum haline getirdi. Biz, Merkez Bankası’nı tam bağımsız hale getireceğiz. Keyfî yönetim, ihaleler yoluyla çevresindeki üç-beş kişiyi daha da zenginleştirdi. Biz, kamu ihale yasasını sil baştan yeniden yazıp, tüyü bitmemiş yetimin hakkını koruyacağız.”

ALİ BABACAN ŞANLIURFA’DA KONUŞTU “BİR GECEDE YOKSULLAŞAN ÜLKE OLDUK”
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Snn Urfa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.