Altın piyasasında yön arayışı sürerken, yatırımcılar fiyatların yeniden yükselişe geçip geçmeyeceğini yakından takip ediyor. Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altının geleceğine ilişkin değerlendirmesinde kritik teknik seviyelere dikkat çekti. Hansen’e göre 4.070 doların üzerinde kalıcılık sağlanması ve 4.230 dolarlık direnç bölgesinin aşılması, altındaki toparlanmayı hızlandırabilir.
ALTIN FİYATLARINDA BELİRSİZLİK SÜRÜYOR
Altın fiyatlarının yönü üzerinde ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası beklentileri, doların seyri, tahvil getirileri ve enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyona etkisi belirleyici oluyor.
Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen’in değerlendirmesine göre ons altın, erken işlemlerde 4.036 dolara kadar geriledikten sonra sınırlı bir toparlanma gösterdi. Kısa vadeli satış baskısı ile uzun vadeli yatırımcıların alımları arasındaki mücadele, piyasada belirgin bir yön oluşmasını zorlaştırıyor.
YÜKSELİŞ İÇİN 4.070 VE 4.230 DOLAR SEVİYELERİ ÖNEMLİ
Hansen, altın fiyatlarında yukarı yönlü hareketin güç kazanması için iki kritik seviyenin takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Buna göre ons altında önce 4.070 doların üzerinde kalıcı bir hareket görülmesi, ardından 4.230 dolar seviyesindeki direnç bölgesinin aşılması önem taşıyor.
Hansen’e göre bu seviyelerin geçilmesi, daha önce pozisyonlarını azaltan kaldıraçlı fonların yeniden alıma yönelmesine neden olabilir. Böyle bir gelişme, kısa pozisyonların kapatılması ve yeni alımların devreye girmesiyle fiyatlardaki toparlanmayı hızlandırabilir.
Ancak söz konusu seviyelerin aşılması henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle altındaki yükseliş beklentisinin gerçekleşmesi, piyasa koşullarına bağlı olacak.
ONS ALTIN 4.000 DOLARIN ALTINA GERİLEYEBİLİR Mİ?
Altında aşağı yönlü risklerin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Hansen, ons fiyatının 4.000 doların altına gerilemesinin de ihtimal dahilinde olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte Hansen, fiyatların daha düşük seviyelere inmesi durumunda Çinli alıcıların, merkez bankalarının ve uzun vadeli yatırımcıların yeniden alım yapabileceğini değerlendiriyor.
Bu tür alımların düşüşü sınırlayabileceğini belirten Hansen, piyasalarda zorunlu satışların yaşandığı dönemlerde fiyatların geçici olarak daha sert gerileyebileceğine de dikkat çekiyor.
ALTINDA YÜKSELİŞ GARANTİ DEĞİL
Altının uzun vadeli görünümünü destekleyen unsurlar arasında portföy çeşitlendirme ihtiyacı ile mali ve jeopolitik risklere karşı korunma talebi bulunuyor.
Öte yandan yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu artırma ihtimali, Fed’in faiz politikası, doların güçlenmesi ve tahvil getirilerindeki hareketler altın üzerinde baskı oluşturabilir. Hisse senedi piyasalarında yaşanabilecek sert satışlar ve teknoloji sektöründeki gelişmeler de yatırımcıların tercihlerini etkileyebilir.
Hansen, altının geçmiş yıllarda yılın bu döneminde güçlü kazançlar sağlamış olmasının aynı performansın yeniden görüleceği anlamına gelmediğini vurguluyor.
Altının önümüzdeki dönemdeki seyrinde Fed’in kararları, dolar ve tahvil getirilerinin yanı sıra küresel piyasalardaki risk iştahı da etkili olacak. Uzman değerlendirmesine göre yatırımcıların hem yukarı yönlü kritik dirençleri hem de olası düşüş risklerini birlikte takip etmesi gerekiyor.
















