Kış aylarının en önemli doğa olaylarından biri olan kar yağışı, tarımsal üretim ve toprak sağlığı açısından kritik bir rol üstleniyor. Uzmanlar, karın yalnızca su kaynağı değil, aynı zamanda toprağı ve bitkisel üretimi koruyan doğal bir iyileştirme mekanizması olduğuna dikkat çekiyor.
TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, kar yağışının tarımsal ekosistem üzerindeki etkilerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
TOPRAĞI BESLEYEN DOĞAL SÜREÇ
Kar yağışının sağanak yağmurlardan farklı olarak toprağa yavaş ve dengeli bir şekilde nüfuz ettiğini belirten Öztürkmen, bu sayede yüzey akışının ve erozyonun önlendiğini ifade etti. Kar sularının toprağın derin katmanlarına süzülerek mineral dengesini koruduğunu vurgulayan Öztürkmen, bu sürecin toprak sağlığı açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
DONMA VE ÇÖZÜLME TOPRAĞI YENİLİYOR
Kış aylarında yaşanan donma ve çözülme döngüsünün toprağın doğal olarak havalanmasını sağladığını aktaran Öztürkmen, bu sürecin sıkışmış toprak yapısını gevşettiğini ve bahar aylarında kök gelişimini kolaylaştırdığını söyledi. Bu doğal döngünün, tarım makineleriyle sağlanan müdahalelere gerek kalmadan toprağı iyileştirdiği belirtildi.
BİTKİSEL ÜRETİME KORUYUCU ETKİ
Kar yağışının özellikle hububat, Antep fıstığı ve zeytin üretimi için hayati öneme sahip olduğu kaydedildi. Karın, hububat ekili alanlarda genç bitkileri soğuktan koruyan doğal bir örtü görevi gördüğü, kardeşlenmeyi artırdığı ifade edildi. Fıstık ve zeytin ağaçlarında ise kar sayesinde ihtiyaç duyulan soğuklama süresinin ideal şekilde sağlandığı, zararlı ve hastalık etmenlerinin doğal yollarla azaldığı vurgulandı.
“KAR, TOPRAĞIN YORGANI, BİTKİNİN CAN SUYUDUR”
Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen açıklamasında, kar yağışının tarım açısından taşıdığı değeri şu sözlerle özetledi:
“Kar, toprağın yorganı, bitkinin can suyudur. Toprağın fiziksel ve kimyasal dengesini en nazik şekilde onarır. Her kar tanesi hububata bereket, fıstık ve zeytin ağaçlarına sağlık taşır. Ancak bu bereketten faydalanabilmek için toprağın yapısını bozacak yanlış uygulamalardan kaçınmalı ve doğanın bu sessiz iyileştirme sürecine saygı göstermeliyiz.”
Öztürkmen, sağlıklı toprağın sürdürülebilir tarımın temel şartı olduğunu belirterek, beyaz örtünün değerinin bilinmesi ve tarım arazilerinin gelecek nesiller için korunması çağrısında bulundu.
















