Güneydoğu Anadolu Mısır Üreticileri ve İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hanifi Müslümoğlu, Leyla Zana’ya yönelik hakaret, küfür ve onur kırıcı söylemlere sert tepki gösterdi. Müslümoğlu, düşüncelerinden ve siyasi kimliğinden bağımsız olarak Leyla Zana’nın bir kadın ve anne olduğunu vurgulayarak, hiçbir görüş ayrılığının bu tür çirkin ifadeleri meşru kılamayacağını söyledi.
“BU DİL BARIŞ VE BİRLİK ORTAMINA ZARAR VERİYOR”
Yazılı bir açıklama yapan Müslümoğlu, çözüm süreci ve barış ikliminin konuşulduğu bir dönemde küfürlü, ayrıştırıcı ve kirli bir dil kullanılmasının ülkenin birlik ve beraberliğine ciddi zarar verdiğini belirtti. Bu tür söylemlerin toplumsal huzuru zedelediğini ifade eden Müslümoğlu, hükümeti ve yargıyı göreve davet etti.
“GEREKLİ YAPTIRIMLAR UYGULANMALI”
Onur kırıcı, ırkçı ve faşizan söylemlere karşı hukuki adımların gecikmeden atılması gerektiğini vurgulayan Müslümoğlu, bu tür ifadelerin önüne geçilmesi için gerekli yaptırımların uygulanmasının devletin sorumluluğu olduğunu dile getirdi.
“LEYLA ZANA BARIŞÇIL VE MÜTEVAZI BİR İSİMDİR”
Leyla Zana’nın Kürt halkı için sembol bir isim olduğunu ifade eden Müslümoğlu, Zana’nın hayatının büyük bölümünü insan hakları ve onurlu bir mücadeleye adadığını, uzun yıllar cezaevinde kaldığını ve barışçıl bir duruş sergilediğini hatırlattı. Bu nedenle kendisine yönelik ırkçı ve faşizan küfürlerin asla kabul edilemeyeceğini belirtti.
SİVİL TOPLUMA VE SİYASETE ÇAĞRI
Müslümoğlu, sivil toplum kuruluşlarını, siyasi parti liderlerini ve tüm toplumu bu tür ırkçı ve ayrıştırıcı söylemlere karşı sorumluluk almaya davet etti. Yüzyıllardır birlikte yaşanan bu topraklarda kardeşlik, saygı ve ortak kültürel değerlere sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.
“DİLLER ALLAH’IN AYETLERİDİR”
Açıklamasında dini referanslara da yer veren Müslümoğlu, yeryüzündeki tüm dillerin Allah’ın ayetleri olduğunu, bir dili inkâr etmenin ilahi değerlere aykırı olduğunu ifade etti. İnsanların eşit olduğunu belirten Müslümoğlu, herkesin barış, huzur ve karşılıklı saygı içinde yaşaması gerektiğini söyledi.
Son olarak sağduyu ve metanet çağrısında bulunan Müslümoğlu, toplumun huzurunu bozmaya yönelik hiçbir ırkçı ve faşizan anlayışa izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
















