22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan TEMA Vakfı Şanlıurfa İl Temsilcisi ve Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, su kaynaklarının bilinçli kullanımına dikkat çekti.
“Su ve Toprak Gelecek Nesillerin Emanetidir”
Öztürkmen, dünyanın büyük bir kısmının sularla kaplı olmasına rağmen kullanılabilir tatlı su kaynaklarının oldukça sınırlı olduğunu vurguladı. Artan nüfus ve iklim krizi ile birlikte, su ve toprağın tasarruflu kullanımının zorunluluk haline geldiğini belirtti.
“Tarım, ekonomimizin temelidir ancak hâlâ suyu ve toprağı bilinçsizce tüketiyoruz” diyen Öztürkmen, bu kaynakların gelecek nesillere bırakılması gereken bir emanet olduğunu ifade etti.
Dünyada, Türkiye’de ve GAP Bölgesinde Suyun Önemi
Dünyada suyun sadece %2,5’i tatlı su olup, büyük bir kısmı buzullarda ve yeraltında saklıdır. Bu durum, temiz suya erişimi giderek zorlaştırıyor. Öztürkmen, şu çarpıcı verilerle su krizinin boyutlarına dikkat çekti:
- 700 milyondan fazla insan temiz suya erişemiyor.
- 2050’ye kadar dünya nüfusunun %40’ı su kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalacak.
- Dünyadaki suyun %70’i tarımda, %20’si sanayide, %10’u içme ve evsel kullanımda tüketiliyor.
Türkiye’de ise su kaynakları su stresi sınırı olan 1.700 m³’ün altında. Kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.300 m³ olup, bu rakamın 2040’a kadar 1.120 m³’e düşmesi bekleniyor. Türkiye’nin toplam 112 milyar m³ su potansiyeli bulunmasına rağmen, yalnızca 74 milyar m³’ü kullanılabiliyor.
Özellikle tarımsal sulamada büyük kayıplar yaşandığını belirten Öztürkmen, Türkiye’de kullanılan suyun %77’sinin tarımda tüketildiğini ve verimsiz sulama yöntemleri nedeniyle suyun %50’sinin boşa harcandığını vurguladı.
GAP Bölgesinde Suyun Rolü
GAP, Türkiye’nin en büyük kalkınma projelerinden biri olup ülkenin toplam su kaynaklarının %28’ini kullanıyor. Proje kapsamında 22 baraj ve 19 hidroelektrik santrali inşa edildi. GAP tamamlandığında 1,8 milyon hektar alan sulanabilir hale gelecek ve tarımsal üretim 3-5 kat artacak.
Ancak bilinçsiz su kullanımı, yanlış sulama teknikleri ve iklim değişikliği nedeniyle bölgede toprak tuzlanması ve çoraklaşma gibi ciddi sorunlar yaşanıyor. Bu yüzden modern sulama sistemlerine geçişin hayati önem taşıdığına dikkat çekiliyor.
İklim Krizi ve Kuraklık: Acil Eylem Çağrısı
İklim değişikliği, su kaynaklarını doğrudan etkileyen en büyük tehditlerden biri. Son 50 yılda Türkiye’de yıllık yağış miktarı %20 azaldı ve 2023 yılı itibarıyla küresel sıcaklık artışı 1,5°C sınırına dayandı.
Yeraltı su kaynaklarının yenilenme hızının tüketim hızının gerisinde kaldığını vurgulayan Öztürkmen, şu adımların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti:
✅ Su tasarrufunu yaşam biçimi haline getirelim.
✅ Yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandıralım.
✅ Sürdürülebilir tarım projelerini destekleyelim.
✅ Modern sulama sistemlerini yaygınlaştıralım.
Dünya Su Günü: Suyumuzu Korumak Geleceğimizi Korumaktır!
Dünya Su Günü, 1993’ten bu yana her yıl 22 Mart’ta suyun önemi konusunda farkındalık yaratmak amacıyla kutlanıyor. Bu özel gün, su kaynaklarının korunması, verimli kullanımı ve gelecek nesillere sürdürülebilir bir su yönetimi bırakılması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini hatırlatıyor.
“Bugün suyun değerini bilerek hareket etme zamanı! Unutmayalım: Su yoksa hayat yok!” diyerek sözlerini tamamlayan Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Dünya Su Günü’nün bilinçli su kullanımına katkı sağlamasını temenni etti.
















