Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim takvimi ile ilgili yaptığı açıklamasında; “Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle 60 gün önceden bu işin ilanını yapar ve 60 gün sonra da Yüksek Seçim Kurulu bu kronolojik yapıyı çalıştırır.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İşte öne çıkan başlıklar:
Biz DSİ olarak ülke genelinde pek çok şehrimizde barajlar yaptık, yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerimizde de büyükşehir belediyelerinin sorumluluğundadır, yükümlülüğündedir. Onların da buralarda barajlar yapmaları gerekir. Örneğin ben İstanbul’da büyükşehir belediye başkanıyken o kuraklığın, susuzluğun olduğu dönemlerde barajlar yaptık, 110-120 kilometre mesafeden barajlarımıza Sazlıdere’ye kadar su getirmek suretiyle o barajlarımızı güçlendirdik. Şimdi de aynı şeyin yapılması gerekiyor.
ERKEN SEÇİM MESAJI
Hukuk farklı bir şey. Ama bunun yanında guguk o da farklı bir şey. Dolayısıyla şu anda seçimle ilgili yetkinin kimde olduğunu bilmeyecek kadar cahillerin eline kaldık.
Cumhurbaşkanının yetkileri bellidir. Şu anda Türkiye’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır. Ne diyor? Cumhurbaşkanı Kararnamesiyle 60 gün önceden bu işin ilanını yapar ve 60 gün sonra da Yüksek Seçim Kurulu bu kronolojik yapıyı çalıştırır. Örneğin, ne zaman bunu ilan etti, Mart’ın 10’unda. Mart’ın 10’unda ilan ettiyse ondan sonra 60 gün çalışmaya başlar. 60 gün ne zaman bitiyorsa o gün seçim günüdür. Bunu da kim takip eder? Yüksek Seçim Kurulu takip eder. Şimdi bunlar tabii bu işin farkında değil. Ama 14 Mayıs’ı konuşmaya başladılar bu da hayırlı bir adımdır.
ECONOMIST DERGİSİNE YANIT
Şimdi ben bir Türk medyası olarak Türk medya mensubu olarak The Economist’in yorumuna sizler evet diyor musunuz? Yani Türkiye’nin kaderini İngiliz dergisi mi tayin ediyor? Benim milletim tayin ediyor. Benim milletim ne derse Türkiye’de o olur. Türkiye’nin kaderini İngiliz dergisi tayin edemez.
















