Demokrat Parti Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Polat yaptığı açıklamada, “gelişmiş toplum olabilmenin en önemli şartı, kadın – erkek her ferdin sosyal hayat için de her faaliyete katılımını sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Demokrat Parti Şanlıurfa İl Başkanı Mustafa Polat yaptığı açıklamada;
“Kadın – erkek ayrımı yapmaksızın kısaca bir insan hakları olarak ifade edebileceğimiz haklar sahipliliği gerektirir. Toplumun seviyesinin en önemli göstergelerinden birisi o toplumun fertlerinin hak bilincine erişme ölçüsüdür.
Yüz yıllardır her türlü çileye, meşakkete, ıstıraba, acıya göğüs geren türk kadınının, bugün toplumumuzda ki fonksiyonunu ve önemini inkar etmek, çağdaşlık değerini inkâr etmek anlamına gelir.
Kadınların siyasette daha çok meşgul olmaları, belediye başkanı olmaları, belediye meclis üyesi olmaları, il genel meclisi üyesi olmaları, milletvekili olmaları, bizce en çok lazım olan hususlardan birisidir. Kadının girdiği her yerde mutlaka işler daha ciddi daha iyi tutuluyor.
Bugün bizim Sağlık hizmetlerimizin yüzde en az knı , hekim, hemşire, hemşir , hasta bakıcı, eczacı olarak kadınlar görüyor.
Eğitim hizmetleri, yargı hizmetleri ha keza.
Profesörlüğe kadar yükselmiş pek çok değerli hanımlarımız var. Kadını ile erkeği ile gelişmiş, Uygar, demokrat ve müreffeh bir Türkiye ‘ yi yaratmak için geleceğe güvenle bakarak, karşılıklı sevgi ve dayanışma ile hareket etmeye mecburuz.
İnsan hakları evrensel beyannamesi, temel haklarından biri olarak belirttiği insanların ülkelerinin yönetimine katılma hakkının ırk, din, dil ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin herkese tanınmasını hükme bağlanmıştır.
Bilhassa pandemiden sonra bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik kirizden kurtulmanın yolu sanayiye ve tarıma daha çok önem vermekten geçer bunu da kadın ve erkek ayrımı yapmadan el ele vererek çıkmak mümkündür.
Nüfusumuzun yarısını teşkil eden büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla birlikte yürütmekle mümkün olacaktır.
Türk kadınını ilmî, içtimai, iktisadi hayatta erkeğe ortak, yardımcı yapmak lazımdır.
Kurtuluş savaşımızın zaferle neticelendirilmiş olmasının altında kadınlarımızın büyük çaba ve gayretleri olmuştur.
Büyük Türkiye ‘ nın yeniden oluşumu için çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefi doğrultusunda girişeceğimiz kalkınma hamlelerinde toplumumuzun yarısını oluşturan kadınları da aktif bir biçimde yer alması çok kısa zamanda yeniden aşı, işi olan bir büyük Türkiye ‘ nın Yolunu açacaktır.
Unutulmamalıdır ki Cumhuriyet rejimi ile kadını toplumun içine koymak suretiyle bu ülkenin gücü katlanmıştır. Cumhuriyet sonrası yanmış, yıkılmış fukaralık ve ve açlığı el birliği ile yenilmiştir.
Cumhuriyet ilan edilirken fert başına milli gelir 45 dolar ve iğneden ipliğe her şeyi dışarıdan ithal eden bir ülke.
2002’de iğneden ipliğe her şeyi dışarıya ihraç eden ve dünya ‘ nın 16. büyük sanayi ülkesi olmuş isek bunu kadın ve erkek el ele vererek yapmıştık.
Atatürk şöyle diyor: ” Bir millet ikiye bölünemez kadın ve erkek diye.
İkiye bölünmüş Millet bir yere varamaz.”
Bu nedenle bu milleti bütünleştirmek, yani kadın ve erkeği beraber hale getirmek gerekir.
Eğer ilerlemek, gelişmek, yükselmek istiyorsak.
Bu ülkenin yarısını teşkil eden kadınların buna katkısını ortadan kaldırarak yapamayız.
Bir toplum kadın ve erkekten müteşekkildir.
Toplumun erkeğini geliştirip kadını yerinde bırakırsanız, bir ucunuz zincirle bağlanmış olur.
Öbür ucunuzda bir yere varamaz.
Onun için yüce Allah ” ilim kadın ve erkeğe farzdır” diyor.
Peygamber efendimiz”Kadınlar insanlığın anasıdır ” diyor. Yapılacak iş kadını toplumun içersine entegre etmek, toplumda kadına gerçek yerini vermek. Bu bugünden sonra en öncelikli meselemiz olmalıdır. Kadının toplum içinde ki yeri aslında bir ülkenin kalkınmışlığını, bir ülkenin uygarlık seviyesini tayin eder. Kadının toplum içinde ki yeri o ülkenin aslında insanılığa ne kadar yakın olduğunu tayin eder. Demokratların siyasetteki mücadelesi Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşını bu ülkenin kadınını, erkeğini, bu ülkenin her insanını mal muamelesi görmekten kurtarmak, insanca yaşam şartlarına kavuşturmak; öncelikle de hayatın en fazla çilesini çeken kadınlarımızı rahata ve huzura kavuşturmak.
Türk kadınının üç tane düşmanı var; bunlardan biri Cahillik, biri yoksulluk, biride fukaralık. Demokrat parti olarak tüm İktidarlarımız da bu üç düşmanla mücadele ettik ve ülkenin gelişmesi, Sanayileşmesi ve modern tarıma geçilmesinde çok mesafeler kat ettik. Bu nedenle tüm kadınlarımızı büyük Türkiye mücadelesini veren demokrat Parti’ye davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
















