Geçtiğimiz günlerde çıktığı TV programında yaptığı açıklamaların ardından tehdit edildiği, kanal binasının ve evinin bir grup tarafından basıldığı iddiaları Fakıbaba’ya soruldu. Fakıbaba iddiaları yalanlamadı. Bu soruya şimdi yanıt vermek istemiyorum diyerek iddiaların doğru olabileceği izlenimi uyandırdı.
Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba’nın geçtiğimiz günlerde Edessa Tv’de katıldığı canlı yayın programında yaptığı açıklamalar Türkiye’de gündem olmuştu. Yıldız ailesi ile Şenyaşar ailesi arasında 2018 seçimlerinde çıkan silahlı kavga ile ilgili “Bu bir terör olayı değildir, Genel Merkezide arayıp söyledim, bu olaya terör olayı denmesin dedim.” sözleri kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Gazetemiz imtiyaz sahibi Ahmet Arıkan’ın: “Aldığım duyumlara göre Fakıbaba Canlı yayında konuşurken, rahatsız olan bir grup stüdyoyu basmak istemiş. Fakıbaba Zırhlı araçla korunmaya başlandı” iddiası Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Terkoğlu tarafından Fakıbaba’ya soruldu.
Barış Terkoğlu’nun Fakıbaba ile yaptığı röportaja yer verdiği köşe yazısı;
Geçen Çarşamba günü, 14 Haziran 2018’de Urfa’da yaşanan olayları anlatmıştım. Seçim öncesinde 4 kişinin ölümüne neden olan o hadise, “AK Partililere PKK saldırısı” diye duyurulmuştu. Oysa yıllar sonra, AKP Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba’nın hatırlattığı gibi, meselenin terörle uzaktan yakından ilgisi yoktu. Ölenlerden üçü bizzat AKP’yi destekleyen grup tarafından katledilmişti. Saldırıya uğrayan Şenyaşar Ailesi’nin üyeleri, dükkanlarında yaralanmış, getirildikleri hastanede ise linç edilerek vahşice öldürülmüştü. Yargı, yaşananların hesabını soramadı. Linçten, valinin araya girmesiyle yaralı kurtulan Ferit Şenyaşar ve annesi ise, 260 gündür, Urfa Adliyesi önünde, adalet nöbeti tutuyor. Hem kaybettikleri aile üyeleri hem de tutuklu Fadıl Şenyaşar için adalet istiyor.
ERDOĞAN’I UYARAN AKP’Lİ VEKİL
Yazıdan sonra AKP Urfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba ile görüştüm. Anlattıklarımın özüne itirazı olmamakla birlikte, Fakıbaba’nın da ekleyecekleri vardı.
Fakıbaba, “3 buçuk yıl sonra konuştu” sözünü eksik buluyordu. “Evet, ben olayın ilk günü terör demiştim. Beni yanılttılar. Olaylardan üç gün önce ben de Şenyaşar Ailesi’ni ziyarete gitmişim. Beni çok iyi karşılamış, uğurlamışlar. Olaydan sonra bunların fotoğraflarını görünce açıklamamın yanlış olduğunu anladım. Hemen Cumhurbaşkanımızla görüştüm. Ona bunun bir terör hadisesi olmadığını anlattım. Şenyaşar Ailesi’nden de başsağlığı dilemesini istedim. Yani ben sadece 3 buçuk yıl sonra değil, ilk günlerden beri olayın iç yüzünü devletin en tepesine kadar anlattım.”
Fakıbaba ile, saldırıyı azmettirmekle suçlanan AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ı da konuştuk. Fakıbaba, olaydan sonra Yıldız’a da tavır aldığını anlattı. “Meclis’te kavga çıktığında eli kırılmıştı. O zaman geçmiş olsun dedim. Bunun dışında o milletvekiliyle 3 buçuk yıldır selamım bile yok. Ben bu olaydan sonra vekile de tepkimi gösterdim.”
DEVLET ÇAPULCUYA YENİLMEZ
Fakıbaba, Urfa’da çeteleşmiş bir yapı olduğu tezine itiraz etmiyordu. Ancak “Yıldız Ailesi”nin, İbrahim Halil Yıldız’ın arkasında olduğu yorumuna karşı çıkıyordu. Fakıbaba şunu söyledi: “Aileden birileri vekilin yanında, bu olayların içinde olabilir. Ama Yıldız Ailesi’nden çok değerli insanlar var. Onlardan da bu işe karşı olanlar var. Bu yüzden akrabalarından çok yandaşları demek daha doğru.”
Yazımda Urfa Valisi Abdullah Erin’in de hadiseler nedeniyle rahatsız olduğunu, Cumhurbaşkanı’yla konuşup “görevden affını” istediğini söylemiştim. Fakıbaba da konuşmamızda Vali Erin’e sahip çıktı:
“Siz de yazmışsınız. Vali doğrunun yanında duran bir adam. Aslan gibi bir vali. Devleti temsil ediyor. Bir grup çapulcuya devlet yenilmez. Bu çeteler er ya da geç temizlenecek.”
FAKIBABA TEHDİT Mİ EDİLDİ?
Daha da ilginç bir ayrıntı var…
Urfa’da konuştuğum kaynaklar Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bu grup tarafından tehdit edildiğini, hatta evinin basıldığını söylediler. Bu iddiayı sormak için Fakıbaba’yla ikinci kez konuştum. Verdiği yanıt çok ilginçti:
“Bu soruya şimdi yanıt vermek istemiyorum. Her şeyin bir zamanı var. Ben Allah’tan başka kimseden korkmam. Ama Urfa’da siyaset zordur. Çakalların ayağına basarsanız tehdit ederler tabii. Aşiretiniz yoksa, sıradan bir kişiyseniz tehdit alırsınız. Ama şimdi bunu konuşmak istemiyorum”.
















